Logo

Antalya Avukat

Borçlunun Temerrüdü,Antalya ceza avukatı

Alacaklının Temerrüdü

Alacaklının temerrüdü çoğunlukla alacaklının borçlunun yerine getirmesi gereken edimi gerçekleştirmesine imkan sağlamaması olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira bu durumda borcun gereği gibi ifa edilememesinin sebebi alacaklının hareketsiz kalarak pasif olarak borcun ifasını engellemesidir. Unutulmamalıdır ki borçlu ifa borcuna uygun şekilde edimini yerine getirmeyi istemiş olmalıdır. Aksi halde alacaklı borcun ifasını kabul etmeyerek temerrüde düşmüş olmayacaktır. Kural olarak alacaklının temerrüde düşmüş olması borcun sona ermesi sonucunu doğurmamaktadır. Bu konudaki istisna ise TBK md. 593’te düzenlenmiş olan kefalet ilişkilerindeki durumdur. Zira alacaklının kefilin ifa teklifini kabul etmemesi halinde kefili kefaletten kurtulmaktadır.

Alacaklının Temerrüdünün Sonuçları

Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borç sona ermemekle birlikte borçlu tarafından bir takım hak ve alacaklar doğabilmektedir. Örneğin borçlunun edimi bir şeyin teslim edilmesi, verilmesine yönelik ise borca konu eşyanın kabul edilmemesinden kaynaklı olarak eşyanın taşınması, muhafaza edilmesi, paketlenmesi gibi masraflar söz konusu olabilecektir. Bu durumda tevdi yeri belirlenene dek geçen sürede eşyanın bu gibi masraflarının alacaklıdan talep edilmesi mümkündür.

Alacaklı her ne kadar temerrüde düşürülmüş olsa da borçlunun, borç konusu malın bakımı ve korunması ile ilgili yükümlülükleri devam etmektedir. Bu konuda Borçlar Kanununda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak şüphesiz ki borçlunun buradaki yükümlülüğü alacaklının temerrüdünden önceki yükümlülüğüne nazaran daha azdır.

Tevdi Yerinin Tayini

Alacaklının temerrüde düşmesi halinde borçlu borcun ifası için uygun bir tevdi yeri belirlenmesini mahkemeden talep edebilecektir. Tevdi yerinin belirlenmesinde ifa yerindeki mahkeme yetkili olacaktır. Taşınır nitelikteki malların belirlenen tevdi yerine teslim edilmesi ve ifa borcunun yerine getirilmesi mümkündür ancak taşınmaz mallar açısında bu mümkün olmayacaktır. Bu durumda örneğin kiralananın tahliyesi neticesinde kiralanana ait anahtarın bırakılacağı yerin mahkemece belirlenmesi gerekir. Ticari mallar açısından ise TBK md. 107 hakim kararı olmaksızın ticari nitelikteki malın bir ardiyeye tevdi edilmesinin mümkün olduğu hükmünü ihtiva etmektedir. Bunun dışında hakim kararı olmaksızın borçlu kendi kararlaştırdığı tevdi yerine malın teslimi ile ifa borcundan kurtulamayacaktır.

Şüphesiz ki tevdi, borçlunun borçtan kurtulmasının yoludur. Ancak alacaklının temerrüde düşürülmesi durumunda borçlu taraf, edimin ifası için tevdiye dair bir adım atmakla yükümlü tutulamaz.

TBK md. 108 gereği şayet sözleşme konusu şeyin niteliği veya işin özelliği gereği tevdi edilmesi uygun düşmüyor veya teslim edilecek şey bozulma riski taşıyorsa, tevdi edilmesi ve muhafazası önemli ölçüde gideri gerektiriyorsa borçlu, öncelikle alacaklıya bir ihtar yapmalıdır. Bundan sonuç elde edemedi ise hakimin izni ile borçlu, bu şeyin açık artırma yolu ile satışını gerçekleştirip bedelini tevdi edebilecektir.

Antalya Ceza Avukatı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Esenler İkinci El Eşya Alanlar Antalya Trafik Kazası Avukatı Şehirlerarası Nakliyat Antalya Avukat seo paketleri izmir psikolog Ankara Ambar Kargo Bodrum Bosch Servisi