Logo

Antalya Avukat

Borçlunun Temerrüdü,Antalya ceza avukatı

Borçlunun Temerrüdü

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 117 ve devamı maddelerin borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümleri düzenlemektedir. Buna göre muaccel hale gelmiş olan bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşmektedir. Borçlunun temerrüde düşürülmesi halinde temerrüde düşmekte kusurunun bulunmadığını ispat etmediği sürece borçlunun borcun geç ifasından kaynaklı olarak alacaklının uğradığı zararı gidermesi gerekecektir. Kanun hükmü ihtar zorunluluğundan bahsetmişse de 117. maddenin 2. fıkrası ihtar yükümlülüğüne istisna getirmektedir. Borcun ifa edileceği gün, taraflarca belirlenmiş yahut anlaşmada saklı tutulan bir hak veya alacağa dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu süreden sonra haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.

Borçlunun Temerrüdünde İhtar Zorunluluğu

TBK’nın 117. Maddesi ihtar zorunluluğu getirmişse de 2. Fıkranın bu hususun istisnalarını belirlediğine değinmiştik. Borçluyu temerrüde düşürmek için alacaklı bakımından ihtar zorunluluğu bazı hallerde bulunmamaktadır. Örneğin sözleşmede taraflardan birine düşen borcun yerine getirileceği tarih belirlenmiş olabilir. Buna karşılık ifa tarihi geçmesine rağmen borçlu borcunu yerine getirmemişse artık borçlunun bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilecektir. Bu durumda temerrüde düşme durumunun tespiti açısından sözleşme ile belirlenen usuller ve yöntemler önem arz etmektedir. Zira sözleşmesel ilişkide taraflar sözleşme serbestisi nedeniyle aralarında özel düzenlemeler gerçekleştirebilecektir.

Borçlunun Temerrüdü Nedeniyle Gecikme Tazminatı

Borçlunun temerrüdü halinde borçlu temerrüde düşmede kusurlu ise borcun süresinde yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak uğradığı zararı gidermekle yükümlü olacaktır. Yani gecikme tazminatı talep edilebilmesi için:

  1. Borçlu temerrüde düşürülmüş (mütemerrit) olmalıdır.
  2. Alacaklı, borçlunun temerrüt halinden ötürü zarara uğramalıdır.
  3. İfa edilememe veya geç ifa ile gecikme zararı arasında uygun bir nedensellik (illiyet) bağı kurulmalıdır.
  4. Borçlu kusuru ile gecikmeye sebebiyet vermelidir.

Bu şartlardan herhangi birinin eksik olması halinde alacaklı, borçlunun temerrüdünden dolayı gecikme tazminatı talep edemeyecektir.

Gecikme tazminatı ile talep edilebilecek zarar, alacaklı tarafın malvarlığı değerlerinde borçlunun ifa etmesi gereken borç ifa edilmiş olsa idi kazanacağı değer ve elde edeceği durum ile gecikme nedeniyle meydana gelen durum arasındaki farktır. Bu fark, alacaklının gecikmeden kaynaklı olarak yaptığı masraflar, bu gecikme nedeniyle sözleşme dışı kişilere ödenmek zorunda kalınan tazminatlar, gecikmeden kaynaklı olarak alacaklının mahrum kaldığı kar gibi alacak kalemlerinden oluşmaktadır. Kusursuz olduğunu iddia eden borçlunun bu borcu zamanında yerine getirmek için gerekli tüm önlemleri aldığını ve gecikmede herhangi bir kastının veya ihmalinin bulunmadığını ispat etmesi gerekmektedir.

Beklenmedik Halden Kaynaklı Olarak Gecikme Tazminatı Talep Edilebilir mi?

Borçlunun, borcun ifa edilememesinde kusuru bulunmadığını ispat etmesi gecikme tazminatı talep edilmesinin önünde bir engeldir. Yine beklenmedik bir halden kaynaklı olarak borç ifa edilemezse de alacaklının uğradığı zarardan borçlu sorumlu olacaktır. Bu durumda da borçlu kusuru olmadığını yahut borç zamanında yerine getirilse idi bile beklenmedik halin ifa konusu şeye zarar vereceğini kanıtlayarak gecikme tazminatına ilişkin sorumluluğundan kurtulabilecektir.

Antalya Tazminat Davaları Avukatı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir